30 Haziran 2007 Cumartesi

Die Hard 4.0


Oldurmek cidden zor :)
Die Hard'ı Die Hard yapan Bruce Willis'dir. Baska hiç bir etmen o kadar önemli degildir. Dayak yer,bacagını sakatlar,teröristlerle dalgasını gecer,umursamaz,elbisesi pislik içindedir ama işin içine aile girdimi gözü başka şey görmez. Ayrıca dijital dünyadaki analog adam espiriside cok güzel uymus. İşte bu karakter bu filmde mevcut. Bu yüzden Die Hard fragmanlardaki saf aksiyon filmi olmuş şikayetlerimin ötesinde bir film olarak karşıma cıktı.
Yönetmen ve senaristler işlerini iyi yapmışlar. Olayların ilerleyişi cok hızlı, film dur durak bilmiyor ve hiçbir şekilde bu mantıklımı diye sorgulamanıza izin vermiyorlar. Biraz 16Block havası mevcut filmin ilk bölümünde. Belki en büyük eksiği aradaki "aaa buraya nasıl geldiler,hemen nasıl araba buldular" olucaktır ki açıkcası zaten 2.5 saat süren bir filmde bunlar olmasada olur diyeceksiniz. Yönetmenimiz zamanın MTV kurgusu denen bazı filmlerde(çok az) gerçekten muhteşem duran ama genel olarak kaçınılması gereken teknikden Die Hard dogası gereği uzak durmuş çünkü izleyicinin John McClane karakterinin nasıl dayak yedigini görmek istedigini farkında. Bunun dısında Yamakashi gibi atlayıp zıplayan elemanların oldugu sahneler varki bence bu sahneler daha iyi çekilemezdi. Kamerada adamlar gibi zıplıyor tırmanıyor ve en güzeli sahne kesilmiyor... Yönetmen geçer notu aldı benden.... Zaten tahminimce bu filmi eline yüzüne bulaştırsa işi cok zor olurdu ileride.
Müzikler Marco Beltrami imzalı ve sahnelerle uyumlu. Şikayetçi olan olacagını sanmıyorum.
Herkesin topluca şikayet ettiği ucak üstü hoplama zıplama sahnesi acıkcası cok göze batmadı bende. Ben daha abartılı çekilmiş bir sahne beklerken daha mantıklı bir sahne buldum. ucagın türünü cinsini bilmem,sacmalıklar varsa umrumda degil.
Ayrıca filmi izlerken aaa acaba ben bu sahneyi nerde görmüştüm diyeceğiniz onlarca sahne olucak. Bir sürü saygı durusu niteliginde sahne mevcut filmde.
Bruce Willis zaten mükemmel dedim,Timothy Olyphant da bilgisayarın arkasındaki kötü karakter olarak iyiydi ama bilgisayarın basından kalktıgında görüceginiz üzere daha iyi bir seçim kesinlikle olabilirdi. En azından 1.filmdeki Alan Rickman veya 3.filmdeki Jeremy Irons karizmasına sahip olabilseydi keske demekden kendinizi alamayacasınız. Justin Long daki güzel bir portre çizmiş. Bilgisayar basında He-man kesilen ama bunu dışında tırsak manda karaktere iyi oturmuş. Kevim Smith de oynadı bu seride muradına ermiştir herhalde. Saygılar kendisine...
Die Hard sıralamaı yaparsam alttada bahsettigim gibi 1-3-4-2 dir ama filmin sırada 3. olduguna bakmayın eger 100 üstünden puan versem zaten ilk 2 filme 100 üstünden 90 hatta 85 den assasını vermem... Bu filmde 75-80 arasını layık görürüm ki 2.film 60lardadır....
Acıkcası benim beklentim çok düşüktü filme bayıldım. DVD sini bekliyorum hatta haftasonu arkadaşla bir daha gidicem.
Yi pi kayey Moth****ker....
"I'm gonna go kill this guy and get my daughter. Or go get my daughter and kill this guy. Or kill all of 'em!" birde su sözü duyskdık filmde iyi olucaktıda can saglıgı bu kadarıda yeter bana...

3 Haziran 2007 Pazar

24 saat fazla gelmeye mi basladi?


6 yil once baslayan tv efsanesi 24 "sonunda" 6.sezonunu bitirdi ve bizide buyuk bir zahmetten kurtardi. Halbuki ne kadar guzel baslamisti. Ilk 4 bolumde olan olaylar nerdeyse bundan onceki sezonlarda olan herseyi bir karmasi gibiydi. Ama bu kadar cok olay bir arada olunca kacinilmaz son geldi ve dizi kendini her sahnesiyle tekrar etmeye basladi.
Onumuzde daha en az 2 sezon oldugu haberi var ve eger dizi bu sekilde gidicekse bu korkunc bir durum. Belki standart bir tv izleyicisi icin gercekden heyecanli ve nitelikli bir yapim 24 ama siki fanlar icin bir iskence gibi gecti sezon. Inanin sezon finalini cektikden 10 gun sonra izledim. Izlemeye gerek duymadim.
Simdi onumuzde 7.sezon var ve bu arada (yine Ocak gibi baslayacagini dusunursek 200 kusur gun var) senaristlerden muthis bir beyin firtinasi bekliyoruz. Yoksa 24 duzenli izledigimiz diziler listesinden silinicek gibi duruyor.
Soylenen seylerden birisi artik dizideki olaylarin gectigi sehrin degisecegi( Washington D.C. olabilir) ve CTU nun adinin gecmeyecegi,CTU dan bagimsiz bir Jack izleyecegimiz. Dizinin baska ufuklara yelken actiginin gostergesidir bunlar ki guzel bir sey.
Esasinda dizinin en buyuk dinamigi olan "Jack artik daha fazla ne yapabilir" de son sinira dayandigida bir gercek. Her sezonda dahada vahsilesen ve gozune kestirdigi seyi emirlere karsi gelerek yapan Jack karakteri daha farkli yonlere cekilmeli.(6. sezonda bunalimli karakter oldu ama 4.bolumden sonra bu da ortadan kalkti).
Umarim yeni sezonda yine 24 den geriye dogru saymaya devam ederiz...

Yippee-ki-yay, motherfucker.


80'lerin sonunda yavasa yavas degismeye baslayan aksiyon anlayisinin onclerinden biri herhalde Die Hard serisidir. Isinden bikmis polis memuru, kurallari hice sayar ve aksiyon icinde bile espiriden odun vermez. Bu bilinmeyenler toplandigi zaman karsimiza cikan en onemli 2 karakterden biri John McClane (digeride kesinlikle Martin Riggs). 3 filmle beraber muthis bir trilogy haline gelen Die Hard serisi sonunda(iyi mi oldu kotu mu bilemiyorum) 4.filmine de kavusuyor.
Tek bir seyden eminiz, kesinlikle John McClane yine ayni kalicaktir ama onemli olan konu ne kadar iyi olucak ki 1. ve 3.filmler aksiyon sinemasinin yapi taslaridir, 2.de senaryo biraz daha mantikli olsaydi bu kategoriye kesin girerdi ama asla kotu bir film degildi serinin ikincisi.
Uzunca bir donem Britney Spearsdan Justin Timberlake'e kadar bir suru abuk isim bu filmle beraber anildi( eger boyle birsey olsaydi filme gitmezdim,DVD den bile izlemezdim) ama sonunda daha duzgun bir kadroyla filmimiz cekildi.
Fragmandan gordugumuz kadariyla bu sefer aksiyonun suyu cikmis gibi ama bu seriyi izlemiyecekmiyiz demek. Aksine daha farkli bir gozle izleyecegiz demek. Belki daha bir elestirel gozle. Acikcasi fragmani gorunce keske John McTiernan isin ( 1 ve 3.filmdeki gibi ) basinda olsaydi dedim. Ozellikle bu yaz yasanan onca hayal kirikligindan ( Spiderman 3,Shrek 3...) sonra umarim bu filmden de ayni duygularla ayrilmayiz..

Autobots, Transform

80'lerde dogan bir kusagin ilk goz agrisi cizgi filmlerden birisi herhalde Transformersdir. Thundercats yada Voltron'u da saygiyla aniyoruz tabii ki. Autobotlar,Decepticonslar, Dinobot lar derken Armada serisi sonunda omrunu tuketen cizgi filmin ne zaman "gercek" bir sinema filmine kavusacagi merak konusuydu. Sonunda buyumeyen cocuk Spielberg film haklarini satin alarak herkesi merakli bekleyise itti. Onemli olan filmi kimin ynetecegiydi cunku Sielberg pek istekli durmuyordu bu ise. Onca isim arasindan firlayan kisi blockbuster filmlerin klasik ve "bos" aksiyon filmleri krali Michael Bay(The Rock,Armageddon, Pearl Harbor vs..) oldu. Cogu kisi Bay'in bu isin aksiyon kisminin altndan kalkacagina guveni sonsuzdu ama acaba donusumler nasil olucak ve en onemliside mantikli bir senaro gorebilicekmiydik.
Su an icin fragmanlardan gordugumuz kadari bize konu hakkinda fazla bilgi vermiyor. Klasik Energon enerji kupu icin carpisan 2 teknolojik irkin mucadelesini izleyecegimiz garanti altinda sadece bunu biliyoruz. Yayinlanan fragmanlara bakarsak da hersey su an icin dortdortluk olmus. Efektler siritmiyor,aksiyon yine bir Bay klasigi.



Optimus Prime: Freedom is the right of all sentient beings.
diyerek 4 Temmuzda baslayacak filmi beklemeye basliyoruz....



2 Haziran 2007 Cumartesi

Grindhouse

Gelmis gecmis izledigim en girgir filmlerden biri Grindhouse oldu. Hollywood'un bu tur yonetmenlere ihtiyaci var. Sinema ve filmler icinde buyumus 2 kafadarin iyi analizleri ve unutulmaz kliseleri hayata gecirip birde bunu dev bir produkson oalrak satmalari muazzam bir sey. Inaniyorumki bu projenin arkasinda baskalari olsa asla izlemezdik filmleri. 2 filmde birbirinden tamamen(tema olsun,tarz olsun) farkli. Ustelik filmlerden once kendilerine has reklamlari ve gelecek programlari bile var. Ki zaten isin en buyuk espiri burda. Ayrica tema oalrakda sectigi ture n buyuk saygi durusunuda!! eksik etmiyor. Dusunun arada ses gidiyor,goruntu bozuluyor,filmin bu sahnesini orjinalinden temin edemedik gibi yazilar geciyor vs... Her ani komedi dolu bir film.
Yanliz Rodriguez bana kalirsa ustasi Tarantino'yu silmis gecmis. Esasinda 2 yonetmende cok farkli turde filmler cekmisler. Biri yolda teror estiren adam filmi digeride bir zombi ama ne zombi :DD filmi.

Rodriguez asiriliklarin ve hareketin bol oldugu bir film cekmis ve her ani muthis. Ozellikle goruntulerin bozulmasi,renk atmasi,ses kaymasi bu filmi daha eglenceli hale getirmis. Bir suru unlu yada kult oyuncu bu filmde bir araya geliyorki. En buyuk supriz Bruce Willis. Planet Terror icin puanim 9/10

Tarantino ise yine kendini belli ediyor ve muthis diyaloglarla(ki masadaki geyik Reservoir Dogs'a muthis bir saygi durusu niteliginde) ,abuk subuk bir hikayeyle baya gulduruyor. Hos benim gibi TR altyazisiz izleseniz zor oluyor ama olsun. Ama bu filmde kesinlikle eksik olan birseyler var, neden Tarantino boyle basit bir film cekmeye kalkismis anlamak guc. Rodriguez gibi sinirlari zorlamaliydi bence. Ayrica kurguda yaptigi bariz hatalar cok iyi olmus. Baya gulmenize yol acabilir bar sahnesindeki bu tur hatalar...Death Proof'a notum 7/10 (TR de sinemada bir kere daha izleyecegim o zaman notum yukselebilir)
Sonuc olarak bence cok iyi bir proje olmus. Izlediginize degicek muthis bir "2si bir arada" filmi :DD Umarim devamida gelir... Ki ozellikle ilk bastaki fragman(Manicheydi galiba ismi), korku filmi DONT ve Thanksgivin muthis guldurdu salonu, bu 3 filmi bekliyorum...
http://youtube.com/watch?v=nbSKnL4WFJM buda fimden once verilen fake trailerlardan biri..



Smallville

Omrunu tuketti,artik Clark'da nerdeyse her turlu gucunu kazandi, anlaticak hikaye kalmadi derken "I'm a little bit bizarre" diyerek 6.sezon finalinde karsimiza Superman'in en disli( Clark'in sahip oldugu her guce sahip,pardon Kal-El'in :) ) dusmanini cikarip bizi merakli bir sekilde koltugumuza yigip birakti Smallville.

Lana oldu mu,yoksa kurtuldu mu? Chloe'nin gucu baskalarini iyilestirmek ve bunu yaparken kendini oldurmek mi? Lax hapise giricek mi? ve en onemlisi Kal-El den aldigi guclerle ucama yetenegi olan Bizarro'yu bizim daha kanatlanamayan kahramanimiz nasil durdurucak? gibi onlarca soruyla kalakaldik.

Acikcasi ben halimden cok memnunum.Dizi devam edicek. Bir arkadasimin vasitasiyla bir anda Supermn fani olup 4sezonu 1.5 ay gibi bir surede izleyince insan artik diziyle fazla yakinlasiyor ve bitmesini istemiyor. Ama onemli olan soru 7.sezonda guzel bir arka plan hikayesi olucak mi? ve lark artik ucamaya baslayacak mi?

7.sezonda gorusmek uzere....

Lost

Kim derdi ki bir ucak issiz!! bir adaya dusucek, icinde onlarca birbiriyle baglantili yada baglantisiz kisiler olucak ve onlarin kurtulma cabalarini butun dunya bir cilginlik seklinde izleyecek. Ama oluyormus. Alias'in yaraticisi J.J.Abrahams'in baslattigi baska bir efsane Lost.

Muthis bir zeka ve yaraticilikla derinlesen, her sahnesiyle bizi onlarca yoruma,teoriye surukledi ve neden boyle bir ayrinti uzerine koca bir bolum harcadilar diyip kizdigimiz ogeleri kullanip 3.sezon finaliyle etkisi buyuk bir sovla bir kere daha butun izleyicisini ters koseye yatirdi ve diger dizilere "buyuk" capli bir ayar verdi. Simdi onumuzde 9 aylik buyuk bir araya var ve heyecanli bekleyis basladi.

Simdi onumuzde 3 sezon daha var. Dizi tepe noktasina ulasti ve artik gumbur gumbur final bolumu icin assagiya yuvarlanmaya hazir bekliyor. Umariz bu yuvarlanis sirasinda vaktiyle sorduklari ama cevap vermedikleri her soruya ince ayrintisina kadar cevaplar verilir ki ben senaristlere fazlasiyla guveniyorum. Bosuna 2.sezon mottosu "Everything happens for a reason" olmadi. Ama once 4.sezon....

Safak 245....