16 Şubat 2008 Cumartesi

Cloverfield (J.J. Abrahams zekası)

Filmimiz bir canavar filmi ve her canavarin saldirmayi cok ama cok sevdigi New York'dayiz. Muthis bir parti ile basliyor film ve Japonya'ya gidecek arkadaslarini ugurlamak ve eglenceli bir gece gecirmek isteyen insanlarin arkadaslari icin "ugurlama mesajlari" ile gecen bir 15dk sonunda muthis bir gumburtu ile NY birbirine giriyor ve bundan sonra amator kameranimiz esliginde bir kaos ve hayatta kalma mucadelesi izliyoruz.

Film bir ker hic orjinal degil cekim teknigi disinda ve filmin en buyuk artisida kesinlikle bu amator hava. CUnku bu amator hava sizi dahada geriyor. Ne olaylari,yaratigi tam detayiyla gorebiliyorsunuz nede genis planlarla koca NY'yi goruyorsunuz. Siz sokakta kacan,korkudan titreyen bir bireysiniz film boyunca ve karakterler ne yasiyorsa olayin icindesiniz.

Filminin yaratigin kokenine inme,yaratigin sonunu yada NY'nin nasil yok oldugun osterme derdi yok, kameranimiz ne cekerse onu izliyorsunuz. Eger ki yakisikli bilim adamlari,sert-komik micazli askerler gorup canavarla savasa girilen bir film isterseniz bu sizin filminiz degil. Bunu asla unutmayin.

Vaktiyle Godzilla'yi sinemada izlemis bir insan olarak,millet 10 yil sonra 30milyon dolara neler yapmis adamlar koca Godzilla'da neler yapmis diye bir kiyaslama icine girdim ve aradaki farkin vizyon ve zeka olduguna karar verdim. Tamamen J.J.Abrahams zekasidir bu filmin basarisi baska bir sey degil.

Filme 9/10  veriyorum ve tek bir seydaha soyluyorum. Bu filmi izleyecekseniz sinemada izlyin ve mumkunse perdesinin kocamana olduguna inandigiz bir salona gidip izleyin. Paranizin hakkini fazlasiyla alacaksiniz....

Hiç yorum yok: