
Ne vizyon filmi olarak beğendim,ne de kitabı okumuş olsam uyarlama olarak beğeneceğimi düşünüyorum. Eski filmleri cidden hatırlamıyordum ama en azından en son filmden aklımda birşeyler kalmıştı. Ama ne eski filmle bir bağlantı ne de başka birşey gördüm Sirius Black'in geçen filmdeki ölümü dışında.
Teknik olarak cidden harika bir film olmuş. Flashback sahneleri,efektler falan harikaydı. Çok güzel düşünülmüş detaylarla doluydu o sahneler. Ama işin hikaye yönü baydı da baydı. Uykum geldi bi ara 10dk gözüm kaydı.
Filme işmiş gibi Imax'de gittim ve gitmesemde olurmuş. Başlangıçtaki aksiyonun daha uzun olacağını düşünmüştüm ama oldu bittiye geldi. Biraz daha uzun sekanslar beklerdim böyle ihtişamlı bir sahnede.
Filmin 1 saat 15dk sı geçtiğinde noluyor ulan modundaydım. Benim için ne hikaye ilerliyor ne de ekranda olan olaylara bir anlam verebiliyordum. Ordan kes buraya geç, ordan şuraya geç bunu yap derken herkes bişeyler yaptı film sona doğru ilerledi. Cidden hikayesinden bişey anladıysam n'oluyim. Ergen muhabbetlerinin üstüne bu kadar gideceklerine ordan kısıp hikayeye abansalar daha mantıklı olurmuş. Ama WB için olmayabilir o ayrı.
Afişe koskoca Melez Prens neden yazılmış hatta kitabın ismi neden Melez Prens konmuş çok merak ettim. Herhalde kitaptada fazla üzerinde durulan bir mesele değil ki filmde de bir cümle ile geçiştirmişler.
Oyuncu olarak Emma Watson dışından bir pırıltı pek göremedim. Zaten beyaz perde de aksanıyla,duruşuyla büyüleyici bir kız. Bir de oyunculuğuyle ekrana gelince tadından yenmiyor.
Evet seriye başından beri mesafeli biriyim ama Cuaron'un filmiyle her filmi benim için daha iyiye giden bir seriydi ama bu film HP serisinin çıtasını gözümde düşürdü. İlk 2 filmde ki uyuklama anlarıma geri döndüm bu filmde ve cidden sıkıldım. Ne bahsedildiği kadar gırgır şamata sahneler vardı nede heyecanlandırıcak büyücü kapışması yada ciddi bir aksiyon sekansı. Sonuçta illa büyü,kapışma sahnesi olmamalı,hikayesinde nice aksiyon,macera barındırmayan sürükleyen filmler izledim ama bu filmde bir ara daral geldi. Ayrıca bir önceki filmde kopan onca gürültünün ve kurulan o büyük "kardeşlik"in adının geçmemesi çok garip.
Müziklerde açıkcası hiç etkileyici gelmedi. Bir kaç sekansda iyi tınılar vardı ama genel olarak müzik kullanımı benim için zayıftı filmde. Sahnelerin arkadasında biraz daha fazla müzik olsa belki daha akıcı bir film olurdu benim için.
Ayrıca malum kişinin ölüm sahnesi vs gibi cidden önemli sahnelere gıdım önem verilmemeside çok ilginç. Kimse gidip PG-13,box-office demesin. Kansızda olsa göster kardeşim bu tür sahneleri. Malfoyda gösteriyorsun göstersene son sahnede kanı....
İlk defa Hayri serisini p.ç ettiklerine inandım... 7 kitap 8 film olarak sinemalara geliyor ve ben şu anda ciddi ciddi David yates'in çektiği son 2 filme çok mesafeliyim. Hikaye zaten gümbürtüye gitti bari aksiyon bekliyim diyicem ama ondan da pek bi beklentim yok.
5/10
6 Ağustos 2009 Perşembe
Harry Potter and the Half-Blood Prince
Gönderen
Kal-El
zaman:
01:55
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder