Teknolojinin az kullanıldığı,abartı aksiyonun olmadığı 90'ların başındaki aksiyon filmlerine benzemiş Edge of Darkness. Bu sırada hikayeyi güzelcene işleme fırsatı bulmuşlar bana kalırsa. Evet şu an ki polisiye-aksiyonlar ile uzaktan yakından alakası yok ama gerektiği yerde seyirciyi yerinden zıplatan, gerektiğinde başkarakterin düştüğü durumla içinizi sızlatacak bir film çekmişler.
Mel Gibson'ı da ekranda görmeyi özlemişim her ne kadar Boston aksanı ilk başta beni irite etsede karaktere ısınmamak elde değil. Özellikle traş olduğu sahnede kızını hayal etmesi ve devamındaki sahne çok güzel güzeldi. Bayıldım...
Martin Campbell Green Lantern öncesi soluklanmak istemiş belli ki kendini fazla kasmamış ama gerektiği yerde de yumruğunu vurmuş ve sert sahneler çekmiş.
Dediğim gibi eski polisiyelere selam çakan bir film olmuş. Gürültü,patırtı ve abartı aksiyon arıyorsanız koşarak filmi geçin ama tam tersini isteyen biriysenizde salona koşarak girin :)
7.5/10


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder