1 Haziran 2010 Salı

24 -The End-



Geçen p.tesi Lost ardından gelen salı günü de 24... 2 tane devin arka arkaya ekrana veda etmesi hiç adil olmadı. Tamı tamına 8 yıldır her salı yeni bölümü yayınlansın diye beklediğim yeri çok ayrı bir diziydi.

Jack Bauer'in kalp kırıcı,insanı yıkıp geçin ilk sezonuyla nasıl bir fenomen olacağı başından belliydi. Nina Myers,Edgar Stiled, Chloe Sullivan, Tony Almeida,Ryan Chapelle,David Almeida derken muhteşem karakterleri ekrana taşıdılar. Silent clock denen sessiz saatle yüreklerimiz dağladılar, Jack Bauer ve CTU ajanlarının müthiş teknolojileri ile aklımız çıktı. Ne zaman silah çekseler, bir kovalamaca çıksa kalbimizde yerinden çıakr gibi oldu. 8 yıl dolu dolu geçti.

Karısı öldürüldü,kız arkaşı öldürüldü,patronunu infaz etmek zorunda kaldı,ortağının kolunu kesmek zorunda kaldı,kızından kendini uzaklaştırdı,işkence gördü, başka ülkeler tarafından kaçırıldı, sevgilisini eşine işkence yaptı ama asla doğrudan şaşmadı. Belki bu açıdan fazla mükemmel bir karakterdi ama son sezonla bu durumu azda olsa toparladılar. Jack'in intikam almaya çalışmasını izlemek zevk verdi çünkü 8 yılın ardından haketmişti.

Her sezonu birbiri kadar iyi olmasa da tv'nin en iyi yapımlarındadı. Kötüde olsa bir şekilde kendini izletiyordu ve iyi başlayıp,kötü devam ediyor derken muazzam bir son 8 bölümle ekrana veda etti Jack ve ekibi.

Damn it...
11/10


Hiç yorum yok: